Bir Konser Bir İçki
Ghetto‘da güzel bir Brazzaville kötü bir ortam eşliğinde izlediğim yılın ilk konseriydi. Çocuklar mükemmel tatlı ve samimi bir halde sahne aldılar. Arada J. Hakan Dedeoğlu‘nun David Brown‘ın aklına soktuğu gözümsün canımsın sözleri beni tekrar benden aldı. Baterist Ramon Aragall şu fotoğrafta ortada olan, gazıyla salonu biraz da olsa ateşleyebildi. Ancak içeride müzikle alakasız bir ton insan vardı. Ayrıca Ghetto’nun her yerden içeri almaya çalıştığı insanlar sayesinde konserin ilk yarısını yol geçen hanından izledik. Çıkarken ise görevli buradan çıkmayın burası giriş orası çıkış diye yönlendirmeye kalkması nerenin giriş nerenin çıkış olduğu konusunda ayrı bir karışıklık yarattı. Barın ve vestiyerin yetersiz kalması tabiki Ghetto’nun çarpık yapılaşmasından başka bir şey değildi. Ayrıca o güzelim binayı nasıl kötü kullanıyorlar anlamıyorum. Ghetto olmadan önce gittiğimde hayran olmuştum ancak şimdi kafamı kaldırıp sadece tavandaki resimleri görebiliyorum.
Konser sonrası Nevizade yakınlarında gördüğüm David Brown’a “hop David hello” tadındaki seslenişimle onunla konuşmamız bir oldu. Genelde rezil ettiğim ünlü ve efe konuşmalarından birine imza atmayıp. Hacı konser varmış 25′inde diyip geçen sene süperdi bu sene de süper olacaktır mutlak deyip ayrıldık. Ertesi gün Akıllı.tv izleyen David’i gördüm bozulmasın diye ellemedim.
Gecenin sonunda her zamanki gibi Araf‘taki finalde daha çok votka koydurma çabalarıma yanaşmayan barmene rakı koy o zaman yaklaşımım sempatik bulmuş olacak ki bana süper bir içki olan votka portakal rakı verdi.
İçeceklere öneri: Süper kafa yapıyor, biraz ayıksanız koku problemi olabilir. Ertesi gün ise ağzınız leş gibi oluyor. Hiç bir şekilde geçmiyor taa ki bir kadeh rakıya kadar.
19 Ocak’ta Ne Olmuştu?
Hrant Dink iki sene önce bugün öldürülmüştü. Ve davası hala çözümlenmiş değil. Bir insanın ölmesi bizi yeterince üzmüyormuş gibi bir de ülkemizdeki faşistlerin ne kadar çok olduğunu ve devlet yapısına işlediklerini tekrar öğrenmemiz üzüntümüzü katlıyor.
Arabesk Çıktı!
2001 senesinde belediyenin 19 Mayıs şenliklerinde Harbiye Açıkhava Sahnesi‘nde izlemiştim ilk olarak. Aynı gün Replikas ile de tanışmıştım. Nasıl karlı bir günmüş siz düşünün. O zamanlar maniac müzik deyip çıldıran bir gruptu. Kendilerine karşı sevgi beslemem çok vakit almadı. Özellikle Sinek Saz hem en ünlü hem de en beğendiğim şarkılarındandır zat-ı muhteremlerin. Fairuz Derin Bulut‘u bir kaç kere daha izleme fırsatı buldum, sonra ortadan kayboldular. Taa ki geçen sene Ayben‘le beraber Peyote‘de sahne alıncaya kadar.
Fairuz Derin Bulut – Sinek Saz
Şimdi de çok başka bir tarz ile arabesk rock herhalde diye tahmin ediyorum, albüm çıkardılar. Arabesk’i Ali Tekintüre‘nin çok ünlü eski şarkılarını yeniden yorumlayarak yapmışlar. Hayal kırıklığı olacak mı bilmiyorum ama önce dinlemek lazım. Heyecan yapıp hemen yazayım diye çok dinnemeden yazdım çizdim çok uğraştım.
Fairuz Derin Bulut – Acı Gerçekler
İbrahim Tatlıses – Acı Gerçekler
Seni Seviyorum Babylon
Daha önce 72 bin kez izlediğim Nouvelle Vague Şubat ayında Babylon‘da. Tabiki ben bir 72 bin kez daha izleyebilirim. mutluyum mesudum. Bi daa bi daaa. 2009′daki bu bossa nova çılgınlığına kim dur diyecek peki. Kış tarzı mıdır nedir? Eğer izlemediyseniz Nouvelle Vague’nin inanılmaz sahnelerine kesinlikle tanık olmalısınız.
Bir başka bi daa da !Deladap. Daha önce Chillout Festivali’ne gelmişler ve kaçırma terbiyesizliğinde bulunmuştum. Şubat ayında onların da Babylon’da olması sevincime sevinç kattı.
Anthony Tadında Herkül
Yeni yıl ile beraber her türlü tipin hacı yılın albümü bu listelerinde karşıma ortak bir isim çıktı. Hercules & Love Affair. Kim bunlar diyip acayip yasadışı yollardan indirdim. Attım yeni parça dinleme listeme ve her dinleyişimde yahu Antony and the Johnsons
‘un yeni albümü çıkalı baya oldu hala mı yeniler arasında söylendim. Ardından bayağı da elektronik müzik koymuşlar altyapıya şaşkınlığı yaşadım. O dinlediklerimin Hercules & Love Affair olduğu anlamak için bir haftanın geçmiş olması gerekiyormuş.
Müthiş müzik bilgime dayanarak çok iyiler diyebilirim. Ay birileri davet etse de dinlesek canlı canlı.
Cansız dinlemek isteyenler için myspace sayfaları, Aşağıdaki play tuşuna basmanız Blind şarkısının klibini izlemek için yeterli.
Brazzaville için Bekleyiş Bitter Sweet için Tüh
Daha önce Brazzaville olarak dinleme şansına sahip olamadığım Bossa Nova çocukları ülkemize kim bilir kaçıncı kez tekrar teşrif ediyor. Bu sefer kaçırmamak lazım tabiki. Geçen sene Bant‘ın şugar Arka Oda konserlerinden birinde David Brown’ın süper samimi performansına şahit olmuştuk. Arka Oda’dan yeni konserler bekliyoruz gitmeyenlere de öneriyoruz.
Bir de hala üç maymun içmemişler varmış aldığım duyumlara göre. Yapmayın arkadaşlar gidin için. Tabii mide ağrısı çekenler, gastriti veya basuru olanlar içmesin.
Geçen sene Chillout Festival‘de izleyip benim ve izleyen herkesin beğenisini toplayan Bitter Sweet 24 Ocak günü Otto-santral‘de ancak Balkan Beat Box’ın ağır basışı beni ikinci kez izlemeye engel oluyor. Napalım artık bir üçüncü sefere. Ayrıca Dirty Laundry’nin klibini siz sevgili okurlarla paylaşmak için araken buldum. Animasyonmuş
Tekrar sevdim bu çocukları.
Balkan Beat Box’ı Beklerken
Gogol Bordello‘nun çeperinde neler var neler yok araştırması sonucunda karşılaştığım ve bırakamadığım çocuklar Balkan Beat Box‘ı geçen sene izledim, çok eğlendim hatta bana göre geçen sene izlediğim en iyi konserdi. Tabii sonunda Tamir‘e hacı daha iyi performansınızı gördüm gibi bir lafı vakit geçirmek için söyleyince adamları kaçırdım. Güya çocukla bir fotoğraf çekilelim mi diyecektim. Bu sene yanacıklarından öpücem gençlerin.
2009 İçin Dilek
Gerçekleştirilemeyen yılbaşı dileklerinden bir tanesine imza atmamak için uzun zamandır yarım yamalak yaptığım ve ilgilenmediğim blogumu myspace‘den kurtarıp özgürlüğe kavuşturuyorum ve bişiler yazmaya başlıyorum. Bakalım neler saçmalayacağım.









